Koşmaktan Vazgeçebilir misiniz?

1024x575_3

Koşan arkadaşlarımın hangisine sorsam hep aynı cevabı alıyorum; “2 gündür koşmuyorum, kendimi çok kötü hissediyorum”. Eminim hepimiz benzer şeyleri, spor yapmadığımız zaman hissediyoruz. Bu hissin biyolojik sebeplerine detaylı girmeden, koşunun kısaca kendimizi iyi, kuvvetli ve sağlıklı hissetme duygumuzu tetikleyen bir aktivite olması en önemli unsur. Peki, bu bir alışkanlık mı? Eğer bir gün aniden yapmazsanız çok mu kötü olursunuz gibi sorular işte bu ayki yazının konusu.

Geçen ay iş seyahati için gittiğim Londra’da bir tiyatroya gidebilme şansını kendime yarattım. “People, Place and Things” yani “İnsanlar, Yerler ve Diğer Şeyler”. Bilmiyorum size tanıdık geldi mi ama bu isim aslında çoğumuzun görmeye aşina olduğu Facebook’un bize yıllarca yan menüsünde gösterdiği ana sekme isimleri. Bir sosyal platformun bu isimleri bizim temel düşünce yapımıza oturtmak istermişçesine ana menüye taşımasının bir nedeni olmalı diye düşündüren bir oyundu açıkçası. Konu direkt dijitalle bağlı olmasa bile, hayatta bağımlılıkları olan genç bir kızın aslında bu 3 temel unsur üzerinden iyi ve kötü bağımlılıklarını yönettiğini anlatan oyun, etrafınızdaki insanların ve bulunduğunuz yerlerin birinci dereceden hayatınızdaki alışkanlıkları nasıl etkilediğinden bahsediyordu. İşte bu yüzden de Facebook aslında hepimizin bu kadar iyi bildiği temel unsuru, bir sosyal platform olarak ana yakalayıcı nokta olarak kullanmıştı yıllardır.

Tam bu noktada tabii ki de internet veya cep telefonu bağımlılığından bahsetmek yerinde olacak. Bu konuyla ilgili çok haber okuyoruz; Türklerin bu kadarı gününü sosyal medyada geçiriyor, İspanyolların şu kadarı bu kadar bağlı kalıyor gibi gibi…Temelde bununla ilgili benim de zaman zaman sıkıntılarım ve hatta bıkkınlıklarım oluyor ama artık biraz daha farklı düşünmeye başladım. Bağlantılı dünya ilk çıktığında veya akıllı telefonlarla internete bağlanmak bu kadar kolaylaştığında belki bu tür başlıklardan bahsetmek doğruydu ancak şimdi ben cep telefonumdan hayatımda daha uzun ve masraflı bir şekilde hallettiğim birçok şeyi halledebiliyorum. Bütün ulaşım hizmetlerimi cebimden ayarlarken, bankacılık işlemleri için en son 2009 yılında şubeye gitmişim. Bu örnekler çoğaltılabilir ama tüm bu sebeplerden dolayı hayatımızın, vücudumuzun ve beynimizin bir parçası olmuş bir kavram için bağımlılık/saplantılık çatısı altında bahsetmeyi çoktan geçmiş durumdayız. Oyun gibi bazı içeriklerde hala bağımlılık konusundan bahsedilebilir ancak hayatımı yönettiğim cihazla ilgili bağımlılıktan bahsetmek için artık çok geç. Sizlere internetin bu yazıda işlediğimiz yanı ve sosyal dünyamızla ilgili çok güzel bir oyun daha önereceğim; “İnternette Tanışan Son Çift”. İstanbul’da oturanlar için tavsiye ederim. İnternette tanışan bir çiftin, bunu yapabilen son insanlar olduklarını ve internetin artık kapandığını öğrenmeleri üzerine çalışılan keyifli bir hikaye.

Sonuç olarak; gerek kişiler gerek kurumlar için olsun, bağımlılıklar her zaman olacaktır. Aynı koşmak gibi; koşan bir şirketin duruyor olması da şirket için benzer kötü hisleri yaratır. THY, Garanti, Vodafone vb. birçok firma yıllardır yaptıkları gibi hiç durmadan dijitalde koşmaya devam etmek zorundalar. Kişiler için ise belki son bir tavsiyem olabilir. Bağlantılı dünya ne kadar hayatımızın parçası olursa olsun, bazen 1-2 günlük dijital detokslar yapmak düşünce yapımızın kuvvetlenmesi için faydalı olabilir.

Can You Give Up Running?

I always get the same answer when I ask any of my friends who run; “I haven’t been running for 2 days, and I feel really bad”. I’m sure we all feel similar things when we don’t exercise. Without going into the biological reasons of this feeling in detail, the most important factor is that running is an activity which triggers our sense of feeling strong and healthy. So, questions like “Is this a habit?” “If you suddenly stop doing it one day, would you feel really bad?” are the subject of this month’s article.

Last month I had the opportunity to go to a theater in London where I went for a business trip. “People, Place and Things”. I don’t know if it sounds familiar to you, but these are actually the main tab names that most of us are accustomed to see on Facebook’s side menu for years. Quite simply, it was a play that made you think that there must be a reason why a social platform brought these names to its main menu as if trying to embed them into our way of thinking. Although the story was not directly related to digital, this play, which was about a young girl with addictions in life and how she managed her good and bad addictions through these 3 main elements, was telling about how people around you and places you go directly affect the habits in your life. That is the reason why Facebook, as a social platform has used these main elements which we know so well as the key point for attracting people.

At this very point, it will surely be appropriate to mention internet or mobile phone addiction. We are reading a lot of news stories about this subject; such as this many Turks spend this much time on social media, this many Spaniards stay online this much time.. Time to time, I also have problems and even willies about this issue, but I have started to think a bit different. When the connected world first appeared, or when it became this easy to connect to internet with smart phones, it could be right to talk about these subjects, but now I can take care of many things through my mobile phone which previously took longer and cost more to perform in my life. I’m taking care of all my transportation needs through my mobile phone, and the last time I went to the branch for banking transactions was in 2009. We can have more examples like this, but we are way over talking about a concept that has become a part of our lives, bodies and brains under the roof of addiction/obsession. In certain mediums such as plays, people may still talk about the subject of addiction, but it is too late now to talk about addiction when it comes to a device that I manage my life. I will recommend you another very good play about the side of internet which we covered in this article and our social world; “The last couple who met on the internet”. I recommend this to those who live in İstanbul. It is an amusing story about a couple who met on the internet, as they become the last people to do so, finding out the internet has been closed.

As a result; addictions will always exist for both individuals and institutions. Just like running; if a company that has been running stops, it would create similar bad feelings. Many companies such as THY, Garanti, and Vodafone must keep on running towards digital non-stop as they have been doing for years. For individuals, I may have a last advice. No matter how much the connected world is a part of our lives, occasional 1-2 day digital detoxes may be beneficial for strengthening our frame of mind.

2010 yılında finans sektörü ve dijital dünyadaki gelişmelerle ilgili haberleri ve fikirlerini paylaşmak üzere dijitalce.com’u hayata geçiren Deniz Güven’in Finans sektöründe 10 yılı aşkın deneyimi bulunuyor. Deniz, Garanti Bankası’nda dijital kanalların yönetimi, tasarımı ve iş geliştirmesi, ayrıca dijital iletişim, pazarlama ve satış fonskiyonlarından sorumlu olan Şubesiz Bankacılık’ın Birim Müdürü olarak görevine devam ediyor.

DİJİTALCE KATEGORİLER