Yeni Kahramanımız: Cebinde Parası Olmayan Adam!

Başlığa bakıp Marvel’in 2015 yılında vizyona girecek süper kahramanlar serisini tekrar kontrol etmenize gerek yok. Bahsettiğim kahraman biraz daha değişik ve farklı bir kültürün doğurduğu yeni bir jenerasyon aslında.

Cebinde parası olmayana kız yok gibi kült bir yaklaşımın parçası olarak büyümüş bir neslin, nasıl olur da parası olmayan bir adamı kahraman yapacağını düşünüyor olabilirsiniz yine de. Şaşırmayın, çünkü artık yeni bir jenerasyon geliyor ve artık cebinde para olmasından çok daha önemsedikleri bir şey var: Mobil uygulamalar.

Öncelikle oluşan bu yeni kültür ve nesilden konuşmakta fayda var. 2010 yılında bu yana 5 yılı değerlendirdiğimde, farklı harflerle nitelendirilen o kadar çok jenerasyon ismi duymuşum ki artık hangisi ne ifade ediyor hatırlamakta zorlanıyorum. Bunların en yenisi ve bu yazıya konu olan ise; Generation Moth – Güve Jenerasyonu. Bu terminolojiyi ilk defa geçen aylarda Wired dergisinde Fjord’un Kurucu ortaklarından biri olan Olof Schybergson’un yazısında okudum. Güve nedir, bir nesil zararlı olarak bilinen bir böcekle ifade edilebilir mi diyebilirsiniz ama benzetme çok yerindeydi. Türkçe karşılığı güve olsa bile kanatlı sineklerin ışığa doğru gittiğini ve etrafında döndüğünü hepimiz biliriz. Aslında yeni jenerasyonun buna benzeyen en büyük özelliği, gündüz veya gece suratlarına yansıyan ekranların ışığı. Bu insanlar adeta dokunmatik ekranların ışığı ile uyanıp, yine onun ışığı ile uyuyor. Çoğumuz, yemek masasında bile telefon ışığı ile aydınlanan suratımızı hayal etmekte zorlanmıyoruzdur. Bu metafor aslında arkasında farklı sebepler barındırıyor. Yüzümüze vuran bu ekran ışığı, bizlerin telefonumuzdan ve tabletimizden gözümüzü alamamamıza sebebiyet veren bir çok uygulamanın sonucu. Olof’un yazısında en çok dikkat çeken örneklerden biri, ailesiyle beraber Amerika’da yaşıyor olmasına rağmen oğlunun en yakın arkadaşının Londra’da yaşıyor olması; hatta aynı zamanda oğlu oyun ve sosyalleşmek için bile en çok Londra’daki arkadaşıyla vakit geçiriyor. Bu örnek, uygulamaların temelde teknolojik servis gibi görünebilecek bir etkileşimin bile aslında nasıl farklı bir sosyal çevre ve kültür yaratabileceğinin en önemli göstergelerinden biri.

İşte, “Cebinde Parası Olmayan Adam” da bu dünyanın çıkardığı en cesur ve deneyime önem veren kahramanı. Peki ne yapıyor, nasıl yaşıyor cebinde parası olmadan? Kahraman olmak kolay değil, bu yolda verilmesi gereken çok emek var. “Cebinde Parası Olmayan Adam” bir gün boyunca cebinde cüzdan olmadan hayatta kalabilmeyi başarmış biri. Nasıl mı?

Pazartesi sabah 06:45 uyanış…

Kahramanımız İstanbul Anadolu yakasında minibüs yolu üzerinde oturan biri. Sabahları uyandığında yumurtasını ve meyveli yoğurdunu yemeği çok seviyor. Ama hayatı o kadar hızlı ki, süpermarkete gitmeye vakti olmadığı için siparişini bir gün önce cep telefonundaki Tazedirekt ve Migros uygulamalarından çoktan vermiş olmanın rahatlığını yaşıyor. Ancak kahvaltıdan sonra yetişmesi gereken bir otobüs var… hemen Mobiett uygulamasını çıkarıyor, otobüsün 10 dakika sonra geleceğini görüp koşmaya başlıyor. Ödemesini de Mobiett’nin yeni geliştirdiği Beacon uygulamasıyla otobüste hallediyor ve yarım saatlik yolculuğun keyfini çıkarabiliyor. Bu keyfi tabi ki cebinden açtığı Hürriyet Gazetesi ve o hafta yeni çıkan Digitalage dergisini okuyarak yapıyor.

İş yerine geldiğinde akşam kız arkadaşı ile gideceği konser aklına geliyor ve daha kötüsü, biletleri almayı unuttuğunu hatırlıyor. Ceb telefonundaki Biletix uygulamasıyla hemen biletleri satın alabiliyor, neyse ki son 2 bilet için şansı var. Öğle yemeği saati geldiğinde, çalışması gerektiği için yemeği ofise Yemeksepeti uygulamasından söylüyor.

Öğleden sonra ise, ödemesi gereken tüm faturalarını tek seferde bankasının uygulamasından öderken aynı zamanda tatil planları için önce Airbnb’den Hırvatistan tatilinde kalacağı evi seçiyor; hemen sonra THY uygulamasından biletlerini alıyor. İş çıkışı konser öncesi bir şeyler atıştırmak için kız arkadaşı ile buluştukları kafede çok güzel salatalar yiyorlar ve yine ödemesini bankasının mobil ödeme uygulamasıyla elini cebine sadece uygulamasını açmak için atarak yapıyor.

Güzel bir konser sonrası kendisini ödüllendirmek için eve taksiyle dönmeye karar veriyor. Bu sefer de Bitaksi uygulamasıyla hem yağmurda ıslanmadan evlerine dönüyorlar, hem de yine cebinden beş kuruş çıkmamış oluyor. Bakın, kahramanımız tüm günü cebinde “0” TL ile geçirmeyi başardı; tüm harcamalarını uygulamaları sayesinde fiziksel paraya dokunmadan yaptı.

Belki kahramanımızın yaşadığı, sizin beklediğiniz veya Orhan Veli’nin yazdığı gibi “Bedava yaşıyoruz, bedava; hava bedava, bulut bedava” ların yaşandığı bir gün olmadı ama uygulamalarıyla tüm gününü fiziksel para olmadan geçirebildi.  Uygulamalar sadece kişilerin hayatlarını değil, tüm ekosistemin hayatını değiştiriyor. 2014 yılında Apple’nin uygulama geliştiricileri ile paylaştığı 10 milyar doların üstünde gelir, Hollywood’un aynı yıl paylaştığından daha fazla hale geldi. 2015 yılında toplam uygulama ekonomisinin dünya genelinde 100 milyar doları geçmesi bekleniyor ki bu birçok sektörün daha üstünde bir rakam olacak.

Sonuç olarak, uygulamalar hayatımızı değiştirmeye ve kolaylaştırmaya hatta birçok sektörün şekil değiştirmesine sebebiyet veriyor. Dünyayı değiştirmek bazen evde kendi başına yazılım yapan birinin elinde artık. Çocukluğumda defalarca seyretmekten kendimi alamadığım, her seyrettiğinde soru işaretlerimin arttığı Türkçe ismi Maymunlar Cehennemi  olan Planet of the Apes filminde anlatılan hikayede maymunlar dünyanın kontrolünü ellerine alıyorlardı. Belki de dünyanın kontrolünü artık uygulamalara bırakıyoruz… ve şimdi için“Planet of the Apps” – Uygulamalar Dünyası demek fazla olmaz.

 

Our New Hero: The Man With No Money In His Pocket!

By looking at the title, you don’t need to check Marvel’s super hero series that will come out in 2015. The hero I’m talking about is actually a new generation given birth by a different and distinct culture.

Nevertheless, you may think that how a generation who grew up as part of a cult approach that emphasizes no girls for those without money can make a man with no money a hero. Don’t be surprised, because a new generation is coming now, and there is something that they care about more than having money in their pockets: Mobile applications.

First of all, we’d better talk about this newly formed culture and generation. When I consider the last 5 years since 2015, I have heard so many generations that are defined by different letters that I’m having a hard time remembering which implies what any more. The newest of these and the subject of this article is Generation Moth. I read this terminology for the first time in an article by Olof Schybergson, one of the co-founders of Fjord, in Wired magazine a few months ago. You may say that what is a moth, how can a generation be defined by an insect known to be harmful, but the metaphor was right on target. In spite of the Turkish meaning of moth, we all know that these winged insects go towards the light and fly around it. In fact, the most similar characteristic of the new generation is the light of the screens reflecting on their faces night and day. These people virtually wake up with the light of the touchscreens, and go to sleep with it too. Most of us would not have a hard time imagining our faces illuminated with the light of a phone even at the dinner table. This metaphor actually contains different reasons behind it. This screen light that reflects on our faces is the result of many applications that prevent us to take our eyes off our phones and tablets. One of the examples that stand out the most in Olof’s article is that although the family lives in America, his son’s best friend lives in London. In fact, even for playing and socializing, his friend in London is the one who he spends the most time with. This example is one of the most important indicators that interaction with these applications which essentially seem like technological services can in fact create a different social environment and culture.

“The man with no money in his pocket” is the bravest hero who values experience the most, whom this world has created. So what does he do, how does he live without any money in his pocket? Being a hero is not easy, one needs to make a great effort for this. “The man with no money in his pocket” is someone who has managed to survive all day long without a wallet in his pocket. Wondering how?

Waking up Monday morning at 06:45…

Our hero resides on the minibus route in İstanbul Anatolian side. He loves to eat eggs and fruit yogurt in the mornings when he wakes up. But his life is so fast that, as he doesn’t have time to go the supermarket, he is enjoying the convenience of having already placed his order the day before through the Tazedirekt and Migros applications on his mobile phone. But he has a bus to catch after the breakfast… He immediately opens the Mobiett application, and starts running once he sees that the bus will arrive in 10 minutes. He also makes his payment on the bus with the Beacon application developed by Mobiett, and enjoys his 30-minutes ride. Of course, he makes the most of it by reading Hürriyet newspaper and the new issue of Digitalage magazine on his mobile phone.

When he arrives at the office, he remembers the concert that he will go with his girl friend in the evening, and even worse, he remembers that he has forgotten to buy tickets. Luckily, there are 2 tickets left, and he immediately buys the tickets with the Biletix application on his mobile phone. When its lunch time, he orders food through the Yemeksepeti application as has to work.

In the afternoon, he pays all his bills that are due at once through by using his bank’s application. He then selects the house that they will stay in Croatia for the holiday through Airbnb, and buys their tickets through the THY application. After work, they have nice salads at the cafe he meets with her girl friend to grab a bite before the concert, and pays the check with his bank’s mobile payment application, by reaching his pocket just to open the application.

After a great concert, to reward himself, he decides to take a taxi to home. This time, they return home by using Bitaksi application, without getting wet in the rain and without spending any cash. See, our hero has managed to spend the whole day with “0” TL in his pocket; he has made all his payments with his applications without touching physical money.

Perhaps the day our hero spent was not like what you expected or like how Orhan Veli wrote “We are living for free; air is free, clouds are free”, but our hero could manage to spent his whole day without any physical money.The applications change not only the lives of individuals but also the life of the entire ecosystem. The revenue of more than 10 billion dollars that Apple shared with its application developers in 2014 was more than what Hollywood shared the same year. It is expected that the total application economy will exceed 100 billion dollars worldwide, and that will be an amount that is higher than most sectors.As a result, applications are changing our lives and making our lives easier, and even lead to the transformation of many sectors. Changing the world is now possible for someone who develops an application at home by himself/herself. In the movie Planet of the Apes, which I couldn’t resist to watch over and over again in my childhood, the apes take control of the world. Perhaps now, we are leaving the control of the world to applications… and from now on, it wouldn’t be too much to refer to it as the “Planet of the Apps”.

2010 yılında finans sektörü ve dijital dünyadaki gelişmelerle ilgili haberleri ve fikirlerini paylaşmak üzere dijitalce.com’u hayata geçiren Deniz Güven’in Finans sektöründe 10 yılı aşkın deneyimi bulunuyor. Deniz, Garanti Bankası’nda dijital kanalların yönetimi, tasarımı ve iş geliştirmesi, ayrıca dijital iletişim, pazarlama ve satış fonskiyonlarından sorumlu olan Şubesiz Bankacılık’ın Birim Müdürü olarak görevine devam ediyor.

DİJİTALCE KATEGORİLER