Mobil Bankacılık mı Mobil Banka mı?

Mobil bankacılık 2014’te sadece bireysel kullanıcıların kullanımında kalmadı. Hem dünyada hem Türkiye’de şirketler için özel bankacılık uygulamaları geliştirildi. Kurumsal kullanıcılar doğrudan tahsilat, maaş ödemeleri gibi işlemlerin yanında şirketleri ile ilgili tüm nakit akışlarını cepten takip edebilecekleri uygulamalarla buluştular.

Artık ofiste bulunmaya ihtiyaç duymadan tüm kayıtlarını diledikleri yerden onaylayabiliyorlar. Mobil bankacılık trendlerinden bir başkası olan biyometrik tanımlama, 2014 yılında kullanıcıların hayatına parmak izi ile girdi. Bu sayede güvenlik yöntemleri; kullanıcıların belirlemesi gereken zor şifrelere kıyasla kullanımı daha kolay yöntemlere dönüşmekte. Ancak bu konuda sektörel tartışmalar hem yurtdışında hem Türkiye’de devam ediyor. Bu tür yöntemlerin yüzde yüz güvenliği sağlamasıyla ilgili tartışmalar devam ederken önümüzdeki senelerde bu yöntemlerin çeşitlenerek ses veya yüz tanımaya doğru gideceğini öngörebiliriz.

Bütünleşik kanaldan mobile

Bankaların dijital kanallarındaki kullanıcı deneyimine baktığımızda, bütünleşik kanal stratejisinin ön plana çıktığını görüyoruz. Artık kullanıcılar şubeden aldıkları tüm servisleri, bankanın dijital kanallarının tamamından  kolaylıkla almak istiyor. Tam da  burada mobil bir adım öne çıkıyor. Akıllı telefon penetrasyonunun hızla artmasıyla birlikte, kullanıcıların mobil servis kullanımları da giderek artıyor. Bu nedenle bankalar da  bütünleşik kanal stratejilerini mobil odaklı geliştirmeye başladılar. 2014’te görüyoruz ki dijital bankacılıkta bütünleşik kanal stratejileri mobil odaklı stratejilere dönüşmeye başladı.  Banka ve finansal kurumlar, kullanıcılarına her an her yerde en iyi hizmeti sunabilmek için mobil odaklı servisler çıkarmaya başladılar. Öyle ki sadece mobil üzerinde kurulan bankaların şube kurulumuna kadar giden global banka olma çabalarını dahi bulunuyor. Günümüzde artık her kullanıcıya aynı hizmeti vermek yeterli olmadığından kullanıcılar, o anki finansal durumlarına, konumlarına ve ihtiyaçlarına uygun proaktif çözümler sunan servisleri tercih etmeye başladılar. Bankalar, ürünlerini  kullanıcıların kısa ve uzun vadeli finansal durumlarına göre mobil uygulamaları üzerinden sunmaya başladı. Örneğin,  harcaması birikiminden daha fazla olan müşterileri için kredi, birikimi harcamasından daha fazla olan müşteriler için ise birikim ürünleri proaktif olarak sunulmaya başlandı. Bu trend, şirketler tarafından sadece finanslar ihtiyaçlarda değil, pazarlama faaliyetleri için de kullanılıyor. Buna iyi bir örnek olarak, yüzde 2’lerin altına kadar düşen dönüş oranlarıyla artık geçerliliğini yitirmeye başlayan SMS pazarlaması yerine, yüzde 10’un üzerinde dönüş alınabilen anlık bildirimlerle bilgilendirmeye gidilmesini verebiliriz.

Öte yandan, mobil ödeme sistemleri e-ticarette katlanarak büyürken, mağaza içi kullanımda da özellikle ApplePay’ın duyurulmasıyla tekrardan ilgi odağı oldu. Bankalar da bu alanda kullanıcılarına mobil uygulamaları üzerinden birçok yeni servis sundular. Bankalar; NFC, Beacon, QR gibi farklı yöntemlerle kullanıcıların ödeme araçları olmaya çalışırken, hayatlarını kolaylaştırmak ve ek faydalar verebilmek için rekabete son hızla devam ediyorlar. Artık bir bankanın mobil servisini kullananlar, anlaşmalı markalarının mağazalarında, yukarıda bahsettiğim teknolojiler sayesinde cüzdanları yanında olmadığı halde mobil uygulamalar üzerinden ödemelerini gerçekleştirebiliyorlar.

Kritik gözüken konulardan biri ise bankanın bir servise dönüştüğü yaklaşım olan “BaaS – Bank as a Service” yapıları. Dünyada çeşitli mesajlaşma uygulamalarının içine yerleştirilen para transferi uygulamalarını 2014’ün son aylarında görmeye başladık. Bu tür uygulamalar bankacılık işlemlerinin bir servise dönüşerek, kullanıcıların sık kullandıkları ve ihtiyaç duydukları yerlerde anında para transferi veya farklı finansal hizmetleri alabilmelerini sağlayacak.

Son olarak giyilebilir  teknolojileri ve ses teknolojilerini  bankaların yatırım yaptığı yeni servislere örnek olarak verebiliriz. Sektörde birçok firma, Google Glass, akıllı saatler, araç içi uygulamalar, ses ile navigasyon ve ses ile  para transferi gibi farklı teknolojilere yatırımlarını sürdürüyor. Bu yatırımlarla birlikte, mobil servislerin çeşitliliği ve kullanımı da farklı platformlara taşınmış oluyor. Örneğin; kullanıcı, hesabına para geldiği zaman, kolundaki saatten anlık bildirim alıp, cep telefonundaki uygulamaya giriş yaparak, istediği işlemi gerçekleştirebiliyor. Araba kullanırken ise sadece ses ile komut vererek, istenilen kişiye istediği tutarda para gönderimi gerçekleştirebilmesini de bu yeni teknolojilerin kullanımı mümkün kılıyor.

Tüm bu teknolojik gelişmelerin değişen müşteri ihtiyaçlarıyla birleşmesiyle 2015’de birçok yeni servisin hayatımıza girebileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak unutulmamalı ki finansal kurumların artık konsantre olması gereken konu; mobil bankacılık yapmak değil, mobil banka olabilmek. Mobil banka olmak için ise şart gerek iç, gerekse dışarıdaki kullanıcınıza tüm süreçlerinizde mobil olduğunuzu hissettirecek yaklaşımlar ve stratejilerle gidebilmeniz. Bunu kurum kültürünün bir parçası haline getiren şirketler ise önümüzdeki dönemin kazananları olacak.

 

Mobile Banking or Mobile Bank?

The objective that financial institutions must focus on from now on is not to do mobile banking but to become a mobile bank. And the condition to become a mobile bank is to be able to go to both your internal and external users with approaches and strategies that will make them feel that you are mobile in all your processes. Companies that make this a part of their corporate culture will be the winners in the upcoming period.

In 2014, Mobile Banking was not used by only individual users. Special banking applications have been developed for companies both in the world and in Turkey. Corporate users met with applications through which they can keep track of their company’s cash flows on their mobile phones in addition to performing transactions such as direct collections and salary payments. Now, they can confirm all their records from anywhere they want without the need to be in the office.

Biometric authentication which is one of the mobile banking trends, came into the lives of the users with fingerprint in 2014. Thus, security methods are becoming easier compared to difficult PINs that users must determine. However, sectorial debates have been going on about this subject both in Turkey and abroad. While debates are going on about whether or not this kind of methods ensure security 100%, we can anticipate that these methods will become varied in the upcoming years and head towards voice or face recognition.

From integrated channel to mobile

We also see in 2014 that integrated channel strategies in mobile banking have started turning into mobile-oriented strategies. Banks and financial institutions have started to come up with mobile-oriented services to offer the best service for their customers at anytime and anywhere. Such that, there are even banks that were established only on mobile, trying to become a global bank by opening branches. Today, since it’s no longer enough to offer the same service to every customer, users started to prefer services that offer proactive solutions which suit their present financial situations, locations and needs. This trend is being used by companies not only for financial needs but also for marketing activities. A good example for this would be instant notifications that can provide a conversion rate above 10%, instead of SMS marketing which has started to lose validity with a conversion rate that has dropped below 2%.

On the other hand, while mobile payment systems have been growing apace in e-commerce, they have also become the center of attention for in-store use especially with the announcement of ApplePay. While applications try to be the preferred payment tool of the users with different methods such as NFC, Beacon and QR, they continue to compete at full speed to make their lives easier and to offer additional benefits.

Finally; one of the subjects that seems critical is the structures for “BaaS – Bank as a Service”  which is the approach that involves the transformation of the bank into a service. We have started to see money transfer applications that are placed within various messaging applications in the last months of 2014. These types of applications will enable users to take advantage of frequently used instant money transfers or various financial services when needed. We can easily say that many new services may come into our lives in 2015 upon the integration of these technological advancements with the changing customer needs. However, it should not be forgotten that, the objective that financial institutions must focus on from now on is not to do mobile banking but to become a mobile bank. And the condition to become a mobile bank is to be able to go to both your internal and external users with approaches and strategies that will make them feel that you are mobile in all your processes. Companies that make this a part of their corporate culture will be the winners in the upcoming period.

, ,

2010 yılında finans sektörü ve dijital dünyadaki gelişmelerle ilgili haberleri ve fikirlerini paylaşmak üzere dijitalce.com’u hayata geçiren Deniz Güven’in Finans sektöründe 10 yılı aşkın deneyimi bulunuyor. Deniz, Garanti Bankası’nda dijital kanalların yönetimi, tasarımı ve iş geliştirmesi, ayrıca dijital iletişim, pazarlama ve satış fonskiyonlarından sorumlu olan Şubesiz Bankacılık’ın Birim Müdürü olarak görevine devam ediyor.

DİJİTALCE KATEGORİLER