Merhaba Robot Bey, Hesap Cüzdanımı İşletmeye Gelmiştim?

1-jGNfNS7XNMOGF3Y-dGhFaw (1)

Son zamanlarda seyretmekten büyük keyif aldığım Mr. Robot isimli bir dizi var. Senaryosu direkt olarak robotlar üstüne kurulu olmasa da, izlerken beni en çok düşündüren konulardan biri şu oluyor: eğer Türkiye’de bize hizmet veren bir robot olsaydı ona nasıl seslenirdik? Kibar olmak için bay/bayan kelimeleri ekleniyor evet, ama bir banka şubesine girip “İyi günler Robot Bey, banka defterime hesap hareketlerimi işletmek istiyordum” demenin şu an ne kadar garip geldiğinin hepimiz farkındayız. Peki o zaman robotlar hayatımıza nasıl girecek?

Robot denilince akla ilk gelen hala fiziksel olarak karşımızda oturacak, ağırlıklı olarak bir insana veya canlıya benzeyecek olan teknolojik cihazlar… Ancak son 5 yıla baktığımızda, robotların bazen bir yazılım, bazense bir servis olarak karşımıza çıkmaya başladığını görüyoruz. Örneğin, bilgisayar veya cep telefonlarımızda yer alan birçok servis aslında arka tarafında bir robot mantığı barındırıyor; bunu en çok hissettiğimiz ve en popülerlerinden biri hangisidir dediğimizde ise çoğumuzun aklına “Siri” geliyor. Siri teknik olarak en iyisi olmasa da türünün en bilinen örneklerinden biri. Siri’nin bir robot hissiyatı vermesinin en büyük sebeplerinden biri bizimle sohbet edermişçesine yönlendirmeler yapıyor olması. Dolayısıyla insana benzerliği ile ilgi çekiyor; hemen ardından ilgi görmesinin diğer sebebi ve sağladığı en büyük fayda ise ihtiyacımız olduğu anda kişisel asistanımız haline gelmesi. Sanırım etrafımda kime sorsam, kişisel bir asistanın çok faydalı olacağı konusunda hemfikir olacaktır. Bu konuda aklıma ilk gelen örnek, çocukluğumda seyrederken acaba gerçek olabilir mi diye düşündüğüm “Jetgiller” oluyor. 1962 yılında ilk bölümü yayınlanan ve ağırlıklı gelecek zaman ütopyası işlenen çizgi film serisinde, ailenin robot hizmetçisi “Rosie” (güçlü bir karakter olmasa da) robotların nasıl bir kişisel yardımcı olabileceğini popüler kültüre anlatıyordu. Ahhh keşke bizde de olsa dedirten bu teknolojinin en önemli insan örneği ise Batman’ın başyardımcısı Alfred’di. Herkesin bir Alfred’i veya Rosie’si olması fikri ne kadar cazip geliyorsa, işte robotları da son kullanıcı tarafında cazip kılabilecek nokta bu olabilir gibi görünüyor.

Robot konseptinin algılarımızda hala fiziksel bir karşılık buluyor olması önemli bir nokta. Uber’in, üstünde çalıştığı sürücüsüz taksiyi şoför koltuğunda hiç kimse olmadan mı, yoksa bir robot sürücü oturtarak mı yapacağı konusu aslında çok önemli bir algı yönetimi ve servis tasarımı konusu. Şoför koltuğunda oturan birinin varlığını bile hissetmek hem alışkanlık tarafında, hem de duygusal bağın oluşması açısından kullanımı etkileyecek bir faktör olacak.

Tüm bunlara paralel olarak birçok sektörde robot kullanımı çoktan başladı. Sağlık robotları sadece Hero 6 filmi içinde var olan bir hayal değil artık. Hatta daha ötesi ve bankacılık sektöründe ilk örneği, Japonya’da UFJ bankası tarafından devreye alındı. Geçen sene hizmete giren robotlarla artık şubeye gidip ilk yönlendirmeyi onlardan alarak, hatta bazı bilgilerinizi hiç kimseyle görüşmeden halledebiliyorsunuz . İşin güzel tarafı bu robotlar 19 dilde konuşabildiği gibi, başlığa benzer olarak size içecek ısmarlamayı teklif edebilecek kadar insanı özellikler gösterebiliyorlar.

Tüm bu robot teknolojisinin arkasında tabi ki Yapay Zeka teknolojileri çok büyük önem sahibi. Özellikle bu konuda araştırma-geliştirme faaliyeti gösteren Cognizant şirketinin 2014 yılında yaptığı araştırmaya göre Yapay Zeka kullanılan robot teknolojilerinde hata oranı %20 azalırken, yine aynı oranda iş efektifliği artışı sağlanıyor. Tüm bu pozitif noktalara rağmen insanlığın robotların gelişiminden korktuğu gerçeğini sanırım bize en çok anımsatan Terminatör filmini birçoğumuz hatırlıyordur. Ünlü İngiliz fizikçi ve evrenbilimci Stephen Hawking’in “İnsan ırkının sonunun yapay zeka ile çalışan robotlar yüzünden gelecek” açıklaması belki bu konuda çalışan birçok bilim adamının çok daha farklı düşünmesini sağlayacaktır.

Yazının içinde bahsettiğim birçok örnekte ve aklıma gelmeyen birçoğunda olduğu gibi Robotlar hayatımızın çok çeşitli alanlarını kolaylaştırmak için servise dönüştükleri noktada büyük fayda sağlayacaklar. Asimov’un iRobot’undan, Transformers’ın Optimus Prime’ına veya Starwars’ın R2-D2’sine kadar hepsi, duygusal bir bağ kurulabildiğinde gerçeğe dönüşebilecek ve son kullanıcı tarafından daha çok isteneceğe benziyor. İster telefonumuzdaki bir uygulama formunda aşık olduğumuz bir yazılım şeklinde olsunlar, isterse fiziksel olarak hizmet veren asistanlarımız, robotların son kullanıcı tarafında gelecek 10 yılda bolca düşünmemiz gereken bir konu olduğu net.

 

Hello Mr. Robot, I’d like to have my account passbook printed

Lately, there is a TV series entitled Mr. Robot that I greatly enjoy to watch. Although the scenario is not directly based on robots, one of the things that make me think about the most when watching it is that If there were a robot in Turkey that serves us, what would we call it? Yes, we add the titles bay/bayan (Mr/Ms) to be polite, but we all realize how weird it would be to go to a bank branch and say “Hello Robot Bey, I’d like to have my account activities printed in my bank passbook. So then, how will the robots come into our lives?

When we say robot, the first thing that comes to mind is technological devices that physically stand in front of us, and mostly look like a human or a living being… However, when we look at the last 5 years, we see that robots sometimes appear as a software, and other times as a service. For example, many services that are available in our computers or mobile phones actually incorporate a robot logic behind them. When it comes to one of the most popular examples of this, and the one that makes us feel this the most, “Siri” comes to the mind of most of us. Although Siri is not the best technically, it is one of the best known examples of its kind. One of the biggest reasons why Siri feels like a robot is that it provides directions as if it is having a chat with us. Therefore, it draws interest with its likeness to humans. The other reason and the greatest benefit it offers is that it becomes our personal assistant when we need it. I believe no matter who I ask around me, everybody would agree that a personal assistant would be very useful. The first example that comes to my mind is “Jetsons” which I used to wonder if that could become a reality while watching it. First aired in 1962, the cartoon series, in which mainly a futuristic utopia was portrayed, Rosie, the robot-maid of the family (despite not being a strong character), showed popular culture how robots can become a personal assistant. The most important human example of this technology which makes you wish you had one too is Alfred, Batman’s head-assistant. It seems like the appealing idea of everyone having an Alfred or a Rosie may also be the point that can make robots desirable for the end-user.

The fact that the robot concept is associated with a physical form in our perceptions is an important point. As to Uber’s ongoing driverless taxi project, their decision of whether to build the taxi without anyone on the driver seat, or to build it by placing a robot driver on the driver seat is actually a very important issue in terms of perception management and service design. Even feeling the presence of someone sitting on the driver seat will be a factor that will affect usage both on the habitual side and in terms of establishing an emotional bond.

In parallel with all these developments, the use of robots have already started in many sectors. Health robots are no longer just a dream that exists in the movie Big Hero 6. As a matter of fact, a more advanced version and the first example in the banking sector has been put into use by UFJ Bank in Japan. With the robots put into service last year, you can go to a branch and get the initial directions from them, and even perform some transactions without talking to anyone. The best part is, while these robots can speak 19 languages, they can also display some humanized characteristics to the point that they can even offer you a drink.

Surely, behind all this robot technology, the Artificial Intelligence technologies have great importance. According to the research conducted in 2014 by Cognizant which carries out research and development activities especially in this subject, the error rate in robot technologies that utilize artificial intelligence has decreased by 20%, while achieving an increase in work effectiveness at the same rate. In spite of all these positive points, many of us would remember the movie Terminator which reminds us of the fact that humans are afraid of the development of robots. Famous British physicist and cosmologist Stephan Hawking’s statement that “Robots using artificial intelligence could spell the end of the human race” “The development of full artificial intelligence could spell the end of the human race” may cause many scientists working on this subject to think quite differently.

As in various examples I have mentioned in this article, and in many other examples I forgot to mention, robots will provide great benefits when they turn into services that make our lives easier in many aspects. From iRobot of Asimov, to Optimus Prime of Transformers or R2-D2 of Star Wars, robots, when an emotional bond can be established, can turn into reality and be desired more by the end users. Whether they are in the form of an application on our mobile phone that we are in love with, or our assistants that physically serve us, it is clear that robots are a subject that we have to think about a lot in the next 10 years.

 

, ,

2010 yılında finans sektörü ve dijital dünyadaki gelişmelerle ilgili haberleri ve fikirlerini paylaşmak üzere dijitalce.com’u hayata geçiren Deniz Güven’in Finans sektöründe 10 yılı aşkın deneyimi bulunuyor. Deniz, Garanti Bankası’nda dijital kanalların yönetimi, tasarımı ve iş geliştirmesi, ayrıca dijital iletişim, pazarlama ve satış fonskiyonlarından sorumlu olan Şubesiz Bankacılık’ın Birim Müdürü olarak görevine devam ediyor.

DİJİTALCE KATEGORİLER